Home / Diğer / Güler yüzlü doktorlar görmek istiyoruz…

Güler yüzlü doktorlar görmek istiyoruz…

Mart ayı başlarında ‘Londra’da Türkçe konuşan toplumun yaşam kalitesini etkileyen zorlukların belirlenmesi’ başlığı altında başlatı- lan proje çalışmaları yoğun bir şekilde devam ediyor.

Pamukkale Üniversitesi Aile Hekimliğ i bölümünden Yar. Doç. Dr. Kenan Topal’ın önderliğinde, Sağlık İçin Sosyal Girişim Kuruluşu ve TUBİ TAK’ın desteği ile başlatılan proje kapsamında bugüne kadar 450 kişi ile bire bir görüşmeler yapıldı. Türkçe konuşan toplumun projeye göstermiş olduğu hassasiyet ve ilgiden dolayı memnuniyetini dile getiren Topal, Ağustos ayı sonunda araştırma sonuçlarını kamuya duyuracağını söyledi. Birebir görüşme fırsatı yakaladığı mız Dr.Topal’a araştırmanın son durumu hakkındaki sorularımı- zı yönelttik.

Araştırma kapsamında Türkçe konuşan toplumun en çok şikayet ettiği konu nedir?

En fazla şikayet edilen konu; Hastalık merkezli yaklaşım. Doktorlar hastaları nı muayeneye aldıklarında direk hastalık ve şikayet dinleniyor. Bazen hasta ile bir göz teması bile olmuyor. Bu durum hastayı ister istemez rahatsı z etmekte. Durum mekanikleşmiş bir vaziyet aldı malesef. Doktorun belli bir süresi var ve bu süre içerisinde belirlenmiş rakamda hastayı görmek zorunda kalıyorlar. Bu durumda hastaya hastalık merkezli yaklaşma konusu gündeme geliyor. Hastalığı değil hastayı merkeze alan bir yaklaşım gerekiyor. Hastanın durumu, biyolojik, psikolojik ve sosyal faktörler baz alınarak değerlendirilmeli. İyi bir tedavi süreci kişiyi bir bütün olarak algılayıp, çözümü bu doğrultuda üretmek en doğru yöntem olacaktır. Yaptığım anketlerde kişilere şu soruyu yönelttim; Çok iyi eğitimli bir doktoru mu, güler yüzlü bir doktoru mu tercih edersiniz? Gelen yanıtların % 50’sinden fazlası ‘güler yüzlü doktor’ yönünde oldu.

Araştırmanızı yaparken daha çok hangi faktörleri göz önünde tutuyorsunuz?

Yaşam kalitesini etkileyen zorlukları ortaya çıkarabilmek için öncelikle bağımsız faktörleri hedef alıyoruz. Barınma, yaşam şekli, İngiltere’de ki sağlık sistemi gibi. Ayrıca Dünya Sağ- lık Örgütü’nün geliştirdiği bir ölçek var; bu ölçeğide göz önünde tutarak araştırmamızı yürütmekteyiz.

Projeniz için kaç kişiyle görüşmeniz gerekiyor? Toplumumuzun tepkisi ne yönde oluyor?

Proje kapsamında belirlediğim görüşme sayısı 550. Bugüne kadar 450 kişi ile görüştüm ve görüşmem gereken 100 kişi daha var. Fakat toplumumuzun ilgisi ve yardım severliği sayesinde bu rakamı kısa süre içerisinde aşacağıma inanıyorum. Anket yaparken gidip görüştüğüm kişiler, bu durumdan gayet memnun ve ellerinden geleni yapmaya çalışarak bana destek veriyorlar. Anketleri İngilizce ve Türkçe hazırladık. Böylece Türkçe yada İngilizce bilmeyen kişilerle yaşanacak olan olası dil problemini ortadan kaldırdık.

İngiltere’de ki sağlık sistemini nasıl buluyorsunuz?

Genel bir değerlendirme yapmak gerekirse, İngilizlerin sağlık sistemi olması gerektiği gibi. Fakat göçmenler açısından bakıldığında bazı eksiklikler olduğu bir gerçek. özellikle dil konusunda göçmenlerin yaşadığı sıkıntı, dertlerini anlatamamaları hastalı- ğın seyrini etkileyebiliyor. Ameliyat olacak hastalar bazen 15 gün tercuman için beklemek zorunda kalabiliyorlar. Muayene esnasında karşılıklı iletişim kopukluğu sağlık problemlerinide beraberinde getiriyor.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Yapmış olduğumuz bu çalışma sonuçları nı rapor halinde Ağustos ayının sonunda açıklayacağım. Böylece İngiltere’de yaşayan Türkçe konuşan toplumun anketler ve araştırmalar aracılığı ile yaşam kalitesini etkileyen zorlukları belirlemiş olacağız. Türkçe konuşan topluma projeye verdikleri destekten dolayı teşekkür ederim. Dünya Sağlık Örgütü’nün deyimi ile sözlerimi sonlandı rmak istiyorum; ‘Sağlık, sadece hastalık ve sakatlık halinin olmayışı değil, bedensel, ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik halidir…’

Check Also

Dünyanın kralı; İspanya

TARİHİNİN en parlak dönemini yaşayan İspanya, yıllardır arzuladığı mutluluğ a ulaştı ve futbolda dünyanın en …