Home / Diğer / İş dünyasında da saflar netleşiyor

İş dünyasında da saflar netleşiyor

İngiltere’de yaklaşan genel seçimler öncesinde iş dünyası da hangi partiyi destekleyeceğine yönelik tutumlarını netleştirmeye başladı.

Maliye Bakanı Alistair Darling’in 2011 yılı ile birlikte işçi sigorta primlerini, National Insurance, artacağı açıklamasına hem muhalefet partilerinin hem de iş çevrelerinin tepkisi net olmuştu. Başta Sainsbury’s, Marks&Spencer, Next, EasyJet, Corus, Travelodge ve House of Fraser gibi binlerce işçi çalıştıran firmaların CEO’ları gazetelerde yayı nladıkları bildirilerle İşçi Partisi’nin vergi uygulamalarına karşı çıktıklarını ilan ederken İşçi Partisi’de küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteğini almaya çalışıyor. Ticaret Bakanı Peter Mandelson, yaptığı açıklamada ünlü işadamı Alan Sugar’ın seçim kampanyalarına maddi destekte bulunduğunu açıklayarak, vergi uygulamalarına karşı çıkan işadamlarını eleştirdi. Mandelson, BBC’de yayınlanan ‘The Apprentice (Çırak)’ programı ile ülkenin en popüler isimlerinden birisi olan Alan Sugar’ın Labour Party’e £400,000 bağış yaptığını kaydetti. Ticaret hayatına Hackney’de başlayan ve Sir ünvanı taşıyan Alan Sugar İngiltere’nin en zengin işadamları arasında.

Soros uyardı: ‘Yeni hükümet devalüasyonu düşünmeli’

Spekülatör George Soros, İngiltere’de 6 Mayıs seçimlerinden sonra işbaşına gelecek hükümetin devalüasyon seçeneğini düşünmesi gerektiğ ini söyledi. İngiltere’de 6 Mayı s seçimlerinden sonra işbaşına gelecek hükümetin, ekonomiyi dengeye oturtmak için sterlinin daha da değer kaybetmesine izin verip vermeme konusunda karar vermesi gerekeceğini söyledi.

İngiliz ekonomisinin Soros’la imtihanı

Geroge Soros, 1992’de tek başına İngiltere Merkez Bankası’nı dize getiren adam olarak anılıyor. İngilizlerin yakın tarihindeki en ağır kriz olan ve tarihe ‘Black Wednesday’ olarak geçen olayın tekrarlanması endişesi Soros’a ekonomi çevrelerinin daha fazla kulak vermesine neden oluyor.

Soros, o yıllarda Avrupa kur Mekanizması’ na (ERM) dahil olan İngiltere’nin tuzağa düştüğünü iddia ediyordu. O’na göre aşırı değerlenmiş olan Pound devalüasyon baskı sı altındaydı. Fakat İngiltere, ERM’ye dahil olduğu için Pound’u devalüe edemiyor ve 2.95 Alman Markı seviyesinde tutmak zorunda kalıyordu. Soros, İngiltere’nin kendi isteğiyle para anlaşmasını terk ederek Pound’u devalüe etmesi gerektiğ ini yoksa buna mecbur kalacağı nı iddialı bir şekilde öne sürdü. Aynı zamanda gerekli spekülatif pozisyonları almaktan geri kalmadı.

İngiltere Merkez Bankası başkanı ve hükümet, bu iddiaya sert bir şekilde yanıt vererek Pound’un değerini düşürmeyeceklerini kesin bir dille ilan ettiler ve önlem olarak İngiliz Merkez Bankası piyasadan 3 Milyar Dolar Sterlin satın aldı ve faiz oranlarını 5 puan yükseltti. Bu şekilde Pound’u yatırımcı gözünde cazip kılmaya çalıştılar.

44 milyar döviz rezervinin 15 milyarı nı harcayan İngiliz Merkez Bankası düşüşü önleyemedi. İngiltere Başbakanı John Major ve Maliye Bakanı Lamont devreye girdiler. Faizleri yüzde 2 artırdılar, çare olmadı.İngiliz tarihinde ilk kez, bir günün içinde faizler ikinci kez artırıldı. Soros’un başlattığı kanama durmuyordu. Sonunda İngiliz hükümeti teslim oldu;16 Eylül 1992 Çarşamba günü, sterlini Avrupa Döviz Mekanizmasından çıkardılar ve sterlinin değerini yüzde 16 düşürdüler Borçlandığı 10 milyar dolarla sözkonusu operasyonu gerçekleştiren Soros’un tahmin ettiği gibi Pound’un değeri Alman Markı karşısında gerileyince elindeki Alman Markı’yla ucuzlamış olan Sterlin borcunu ödedi ve bir kaç günde 1 milyar dolar kazandı.

Check Also

Güler yüzlü doktorlar görmek istiyoruz…

Mart ayı başlarında ‘Londra’da Türkçe konuşan toplumun yaşam kalitesini etkileyen zorlukların belirlenmesi’ başlığı altında başlatı- …