Vaktim varken param?n olmad???, param varken vaktimin olmad???, gitmek görmek için yan?p tutu?tu?um H?rvatistan’a ayak bas?yorum. Gezimin s?n?rlar?n? Adriyatik k?y?lar? ile s?n?rl? tuttu?umdan, Zagreb’te bekleme yapmadan iç hatlar ile yakla??k bir saatlik uçu?la Dubrovnik’e ula??yorum.
Sabah ilk iş Dubrovnik’in hemen karşında yer alan Elafiti Adaları olarak adlandırılan Kolo?ep, Sipan ve Lopud adalarından birine gitmek üzere yola çıkıyorum. Bu adalar oldukça küçük, trafiğe kapalı ve yerleşim az sayıdaki ada sakinleri ile sınırlı. Adriyatik kıyılarında kumsal bulmak neredeyse imkansı z, Lopud ise kumsalı olan nadir adalardan biri.
Mljet…
İkinci gün ise Mljet adasında karar kılıyorum. Dubrovnik’ten Mljet’e arabalı feribot veya katamaran ile iki şekilde ulaşmak mümkün, Dubrovnik Mljet arası da yaklaşık 30.km. Mljet adasında birçok liman var. Biz, Sobra limanında mola verdikten sonra kuzeyde yer alan adanın en büyük ve aynı zamanda ana limanı olan Polaje’de yolculuğu tamamlıyoruz.
Doğal parkı görmek üzere hemen bir bilet alıyorum. Ada gerçekten çok iyi korunmuş. Malo Jezerno ile Veliko Jezerno’nun oluşturduğu bir doğal park ve 2 tuzlu su gölü var, ancak adada tatlı su yok. Jezernoların yani lagünlerin ortasında Santa Maria Kilisesi’nin bulunduğu adacığa motorla ulaşıp, kiliseyi gezip, suda biraz serinledikten sonra, adacıktan ayrılıyorum. dönüşü için beklemeye başlıyorum.
Korcula…
Üçüncü gün, birkaç günlüğüne daha kuzeyde bulunan Korcula adası na gitmek üzere meşhur Jadrolinka ile yola çıkıyorum. Üç saatlik bu yolculuk belki de kısa süren tatilimin en güzel bölümüydü diyebilirim. Bu dev gemi ile seyahat edip, masmavi denizin Adriyatik kıyılarındaki irili ufaklı kasabalarla dansını izlerken yolculuğum hiç bitmesin istiyorum.
Korcula Adriyatik’teki altıncı büyük ada. Ada nüfusu bugün yaklaşık 20.000 kişi. Ada taş ustaları ile ünlü, taş işçiliği bu güne kadar gelmeyi başaramamış bir gelenek.
St. Marks Katedrali, St. Mark Abbey Hazineleri, İkon Müzesi St. Roch fiapeli, All Saints Kilisesi ve St. Peters Kilisesi gezilesi görülesi yerlerden bazıları. Gabrielis Palace (fiehir Müzesi) 16.yy’da şehrin zengilerinden Gabrielis ailesi için inşa edilmiş ve 1957’den bu yana da şehir müzesi olarak hizmet vermekte. Müzede adaya ait arkeolojik kalıntılar, taş işçiliğine ait parçalar, gemi maketleri, değişik dönemlere ait mobilyalar ve eşyalar sergilenmekte. Adanın en turistik mekanı ise Marco Polo’nun doğduğu ev ve bu evin parçası olarak ayakta kalan Veliki Ravelin Kulesi.
Hvar…
Korcula’dan bir günlüğüne ayrılıp Hvar şehrini görmek için Hvar adasına geçiyorum.
HvarAdriyatik’deki dördüncü büyük ada. Bir süredir Avrupa’nın yeni St. Tropez’i olarak gösteriliyor. İner inmez denizi arkama alıp meydanda şöyle bir etrafıma baktığımda gözüme çarpan ilk yapı St. Stjepan Katedrali oluyor. Rönesans Barok stilinde inşa edilen katedralin yapımına 16. yy’da başlanmış ancak 18 yy’da tamamlanabilmiş.
Hvar deyince ada ekonomisine önemli katkısı olan lavantaları da unutmamak lazım. Yine lavanta ile birlikte biberiye yağı parfüm yapımında kullanılmak üzere İngiltere, Fransa ve Almanya’ya ihraç edilmekte. Aklıma gelmişken Hırvatistan, kumsallarını çıplaklara ilk açan (1953’de) Avrupa ülkesi.
Dubrovnik…
Dubrovnik gibi büyüleyici bir şehri anlatmaya çalışmak gerçekten zor. Geldiğimin akşamında Pile Kapısı’ndan Eski Dubrovnik’e adım atar atmaz başka bir zaman dilimine geçiyorum sanki. Bir zamanlar su kanalı olup sonradan üstü doldurulan Placa Caddesi’ne Gotik ve Barok mimari etkisinde inşa edilmiş yapılar ve turist seli eşlik ediyor.
Gidip görmüş birçokları gibi bu şehre ilk görüşte aşık oluyor, şehrin her sokağını, her yapısını görmek, tüm hikayesini bilmek, her köşe başında mola vermek, tüm kafelerinde oturup tembellik yapmak istiyorum. Özetle, Dubrovnik anlatmakla bitmeyecek bir güzellik.
- 28/05/2010 00:00 - Tatil paketlerinde fiyat karmaşası
- 14/05/2010 09:25 - Moğalistan; ‘Gobi’...
- 07/05/2010 14:43 - Lizbon
- 07/05/2010 13:18 - Turizm sezonu öncesi bir olumsuz haber daha
- 30/04/2010 09:52 - Nevşehir
- 16/04/2010 00:00 - Karanlıkta bir çığlık
- 09/04/2010 21:39 - Köşe - Bucak, Kap - Kacak, Balta - Nacak Suriye
- 26/03/2010 00:00 - Venezuela’dayım, Orinoco Deltası ve Karayipler Sahilinden
- 19/03/2010 08:06 - Venedik benim karanlığım…
- 15/03/2010 13:45 - Yeşilin her tonunu yakalayacağınız yer Karadeniz








In Turkish
In English