Lizbon, ?stanbul'un k?tan?n öte taraf?ndaki karde?i. ?ehre upuzun bir köprü üzerinden giriyorsunuz, birkaç km sonra Aksaray'daki su bentleri gibi tarihi yap?lar?n alt?ndan geçip merkeze var?yorsunuz. Ve, ?ehir 7 tepe üzerinde kurulmu?!
Bu Portekizce, anlaşılacak gibi bir şey değil. Brezilya'da kahır bela yol aldıktan sonra, burada -haliyle- yine karşıma çıktı. Ben, önceleri İspanyolca'nın bir benzeri olduğunu sanırdım. Halbuki, ne kadar yanılmışım. Dil, küçüklerin kendilerince yapay dil ürettiklerini düşünüp çıkarttıkları saçmasapan seslerden oluşmuş sanki. Bol bol ş, j, vj, aoğ seslerini duymak mümkün. Mesela, bildiğimiz Lizbon'u Lisboa şeklinde yazmakla kalmıyorlar, "Lişbuğa" şeklinde telaffuz ediyorlar...
Deniz kenarından karşı taraşarı seyretmek (şehir su ile ayrılmış 3 parçadan oluşuyor, vesileyle yine İstanbul'a benzetmek isterim.) insana engin bir huzur veriyor. Deniz keyifini doyasıya yaşadığıma kanaat getirip, 1 saat uzaklıktaki Sintra'ya gittim. Tepesindeki güzel şatosuyla, enteresan bacalı sarayıyla ilgi çekici bir yer. Ancak...
Sintra'da öyle birşey var ki hayatı mda gördüğüm en güzel şeylerden biri. Mekanın adı Quinta de Regaleria. Sanki bir bilgisayar oyunu, sanki bir Indiana Jones! Mağaralarıyla, gizli kapılarıyla, dışarıdan en ufak bir ipucu bile vermeyen metrelerce derinlikteki şahane kuyusuyla sanki bir rüya alemi. Ayin yapmak için bunca zahmete katlanıp böylesi bir güzellik oluşturan Hür ve Kabul Edilmiş Portekiz Masonları'na teşekkür etmek lazım.
Lizbon'da gece hayatının hızlı aktığı Bairro Alto, deniz kıyısında keyif yapılabilecek Belem, ve binbir çeşit deniz hayvanının izlenebileceği Oceanario görülmeye değer yerler. Eski Portekiz diktatörü Salazar'a sormuşlar: "Bu ülkeyi sana karşı ayaklanma çıkmadan nasıl yönetiyorsun?" diye. "Onların dikkatini başka yöne yöneltecek 3 F ile" demiş Salazar: Futbol, fiesta ve fado. 3F'in en hüzünlüsü, en yürek parçalayıcısı, en kulağa gönle hitap eden şüphesiz fado.
Bairro Alto'da gittiğim fado kafesinde Portekiz gitarı eşliğinde yanık sesli Portekiz kızları öyle içli söylediler ki melankolinin tavanına çarptım. "Söylemeyin artık, yürek yanıyor" dedim, ama nafile. "Fado ne ola ki" ya da " Tabii ki fadonun ne olduğunu biliyoruz, sen iyisi mi bir parça koy oradan da kulağımızın pası silinsin" diyenler için buyurunuz. Fado kraliçesi Amália Rodrigues'den...
Lizbon görmüş olduğum en 'kişilikli' şehirlerden biriydi, işte izlenimlerim; - İstanbul’a çok benziyor, 7 tepe üzerine kurulu, ortasından gecen nehir boğaz havası veriyor. İnsanları aynı Türk insanı çok cana yakınlar, hatta erkekleri laf atıyor.
- Çok yokuşlu yolları, bayağı performans gerektiriyor. Ama o sokaklarda dolaşmaya değer, kıvrılarak ilerleyen her an karşına birden deniz cıkabilen yollar ve inanılmaz güzellikte cok farklı karakteristikte evler.İspanyol ve Arap kültürü karışmış, çok ilginç bir bileşim olmuş.
- Eskiden Afrika kökenlilerin kaldığı bir mahalle var, Alfama, bizim çingene mahallerine benziyor. Daracık sokaklar, pencerelerin arasına gerili iplere asılı çamasırlar, neşeli insanlar...
Ayrıca 'Fado' tavernaları orada, 'Fado' bunların milli müzigi, çok güzel bence, aldım karışık bi cd. Hatayı şurda yaptım, Fado müzesinden aldım, kazık yedim maalesef :)
- Bizim haricimizde deniz mahsüllerini o kadar iyi pişirebilen bir millet olduğunu görmek güzel. Midyeyi sarımsaklı bir sosta pişiriyorlar, çok lezzetli.
- En meşhur birası Super Bock :) Bi de yanında 'karakol' yiyiyorsun, yani haşlanmış sümüklü böcek :) (Bünyem sağlammış!) Peynirleri de çok lezzetli.
- 25/02/2011 00:00 - Türk turizmi krize direniyor
- 05/11/2010 00:00 - “Dünya Sorumlu Turizmcilik” Alanında Türk Firmasının Başarısı
- 17/09/2010 12:38 - Palamutbükü – Knidos
- 28/05/2010 00:00 - Tatil paketlerinde fiyat karmaşası
- 14/05/2010 09:25 - Moğalistan; ‘Gobi’...
- 07/05/2010 13:18 - Turizm sezonu öncesi bir olumsuz haber daha
- 30/04/2010 09:52 - Nevşehir
- 23/04/2010 00:00 - Kumsallarını çıplaklara açan ilk Avrupa ülkesi; Hırvatistan
- 16/04/2010 00:00 - Karanlıkta bir çığlık
- 09/04/2010 21:39 - Köşe - Bucak, Kap - Kacak, Balta - Nacak Suriye








In Turkish
In English