Home / Yazarlar / Döner dükkanlarından aşk hikayesi çıkar mı?
Timur Ekingen timur@turkishtimes.co.uk
Timur Ekingen timur@turkishtimes.co.uk

Döner dükkanlarından aşk hikayesi çıkar mı?

Zaman zaman sağda solda gördüğüm bir adam var. Çok garip diyemem ama normal olmadığı da halinden ve tavırlarından belli.

(Karşılaştığımızda selamlaşıyo ruz, gayet normal selamlaşıyor)

Bir kaç kişiden duymuştum ‘normal’ olmama nedenini. Üç beş kelimelik bir hikaye; birisini seviyor, kavuşamıyor. (Bu mu? diye düşünmeyin lütfen, bir ömrün alt üst olması için yeter de artar bile)

Mevzu bahis olan şahsın durumu bana şunun için ilginç (belki de önemli) geliyor: Doğrusunu isterseniz ben, çoğunluğu bin bir türlü zorlukla İngiltere’ye gelen, bu ülkede kalmak için, İngiliz pasaportu almak için olağanüstü efor sarfeden (ki bunların bir bölümü Türkiye’nin manda olmasına acaip karşılar) insanlar arasından bu tür bir aşk hikayesi çıkmasını şaşırtıcı (biraz da etkileyici) bulduğumu itiraf etmeliyim.

Gazete ve çalıştığım işler gereği binlerce insanla tanıştım, karşılaştım. Ezici çoğunluğu birbirine benzer yüzlerce göç hikayesi dinledim. Aynı yaşam tarzına sahip, aynı görüşleri paylaşan, hayata ve insanlara aynı noktalardan bakmanın ‘normallik’ olduğu milyon tane mizansene tanıklık ettim, yaşadım. Yan yana geldiklerimin, tanıdıklarımın büyük bir kısmının aynı şeyleri merak ettiğini, aynı şeylere güldüğünü uzun süre önce farkettim. (Yadırgadığım için değil, tespit benimkisi)

Sıfırdan başlayıp milyoner olan, tır kasasında kaçak yollarla geldiği ülkede İngiliz kadınlarla evlenen, Türkçe konuşurken aksan denilen olgunun dibine vurup İngilizceyi sular seller gibi konuşan kaç tane insan tanıdım. Her yaş ve meslek grubundan onlarca arkadaşım oldu. Ben onlara benzedim.(Onlar da bana)

Sadede gelmem gerekirse, bu kadar insan arasında, ‘aşk’ yüzünden garipleşenine hiç rastlamadım. Bu yüzden yazının girişinde bahsettiğim şahsı önemsiyorum. Garip göründüğü için değil, demin anlattığım insan profillerinde böyle bir hikayeye rastlamadığım için. Birlikte olduğu kadınları yan yana dizsen burdan Türkiye’ye yol olan şanlı işadamlarından veya döner ustalarından, parlak, kariyer sahibi profesyoneller ya da off license işletmecisi ve çalışanlarından, ‘garip’ bir aşk hikayesi hiç duymadım.

Sivaslılar, Maraşlılar, kökleri Gümüşhane ya da Aksaray ve bağlı ilçe ve köylerinden gelen binlerce göçmenin diline pelesenk olan, duyduğunuzda hep hatırlayacağınız bir tek aşk hikayesi yok. Bir düğün salonunda, alışverişte, ev gezmesinde rastlayacağınız, aşk’la kavuşmuş bir tek çift yok. Romantik bir dönerci, ev kadını, kasiyer, öğrenci, profesyonel yok.

Peki neden?.. İki tezim var.

Birincisi aşk’ı bilmedikleri, bilmediğimiz için olabilir. Anlatmama izin verin; rivayete göre Aşık Veysel’e ‘aşk nedir’ diye soruyorlar. ‘Karşı köyden bir kızı seversin, verirlerse evlenirsin, vermezlerse aşk olur’ diyor. Bulundukları köy ve kasabalarda ya da uzun ince bir yolda yürüyüp göç ettikleri ülkede aşk’ı hiç düşünmedikleri, akıllarına getirmedikleri ve anlamsız buldukları için…

İkincisi ‘aşk’ dedikleri şey bizim işimiz değil. Bize fazla. Hem döner kesip, hem mal indirip, hem para kazanmaya çalışıp hem de pasaport almak için tırmalarken harcadığımız vakit, aşk için yetersiz ve gereksiz kalıyor.

‘Aşk’ dediğiniz şey için eksik ve gediğiz. Kaygılarımız, beklentilerimiz, umutlarımız, bir başkası ile değil kendimizle ilgili. İçinde bulunduğumuz girdaptan çıkmak için ihtiyacımız olan ‘o’ değil. Şefaat dilediğimiz ‘bir başkası’ değil, Home Office yetkilileri ya da paranın sahipleri. ‘Bir kez yüzüme gülse’ diye umduğumuz ‘sen’ değil, falan filan…

Bitirirken anlam veremediğim bir noktaya daha dikkat çekmek isterim. ‘Aşk’ la ilgili yeryüzünün en sarsıcı dizeleri olduğunu düşünüyorum. (Benim gibi kaç kişini ezberindedir.)

Birincisi Murathan Mungan’ın dizeleri: “İyi öpüşen bir sevgili, dünyanın yarısı demektir”

İkincisi, hemen hepinizin Yılmaz Erdoğan’dan dinlediğiniz dizeler: “Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi / Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun etme”

Murathan Mungan’ın da Mevlana’nın da bu dizeleri hemcinsleri için yazmış olması enterasan geliyor; kayda geçirmek istedim…

(Yazının girişinde bahsettiğim ‘garip’ arkadaşa saygılarımı sunarım’)

Check Also

Timur Ekingen timur@turkishtimes.co.uk

İngilizlerin Mısır sevdası

Tunus’ta başlayan ve Mısır’da devam eden Arap ülkelerindeki halk hareketleri dünyanın gündemini meşgul ediyor. Türkiye’de de …