Sunday, May 27th

Güncelleme:10:31:45 PM GMT

KONUM:  Yazarlar Timur Ekingen Türkiye'de neler oluyor!

Türkiye'de neler oluyor!

e-Posta Yazdır
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 
12 Haziran'da Cumhuriyet tarihinin en önemli seçimlerinden birisine haz?rlanan Türkiye'de, buradan bak?ld???nda tam bir 'kaos' havas?n?n hakim oldu?u izlenimi ediniyor insan. Her gün ülkenin dört bir yan?ndan gelen ?iddet olaylar?, siyasetçilerin kulland??? gergin üslup, MHP'yi çarpan kaset skandallar?, bir biri ard? s?ra patlayan krizler, Türkiye için tedirgin olmay? gerektiren bir hal alm?? bulunuyor. Bütün bu gelişmelerin arkasında ne olduğuna ilişkin bir senaryo ve bilgiyi aktarmak istiyorum. Birincisini yakın bir arkadaşım, milletvekili aday listelerinin henüz belirlenmediği günlerde ilk kez dile getirmişti. Buna göre 'etkili toplum mühendisleri' genel seçimlerden 'iki partili bir meclis' tablosu ile çıkmak istiyor. Bunun için şu anda mecliste grubu bulunan MHP ve BDP'nin dışarda kalması gerekiyor. Böyle bir tabloya başta Anaysa değişikliği ve Başkanlık sistemine geçiş gibi radikal düzenlemelerin hayata geçirilmesi için ihtiyaç duyuluyor.

Aday listeleri açıklandığında kadük kalan bu tez şimdi yeniden geçerlilik kazanmışa benziyor. MHP'nin, devamı olduğu belirtilen kaset skandalları ile meclis dışına itilmeye çalışıldığı kesin. Öte yandan tırmanan şiddet olaylarını ve gerginliği gerekçe gösteren Kürt siyasetini en itidalli isimlerinden birisi Ahmet Türk'ten geçen hafta şu açıklamalar geliyor: "Askeri ve siyasi operasyonların derhal durdurulmaması durumunda seçim güvenliğinin de tehlikede olacağı ve seçim yapma koşullarının ortadan kalkacağı görülmektedir. Bu da göstermektedir ki Türkiye denildiği gibi seçime gitmemekte, Kürt halkının özgür iradesini tasfiye etme ve ortadan kaldırma planlamasının olduğu görülmektedir. Bu temelde kongremiz süreç devam ettiği takdirde, seçime girmeme dahil birçok seçeneği gündeme almıştır."

Bu senaryo bir tarafta dursun şimdilik; yine geçen hafta en önemli Ortadoğu uzmanlarından birisi olan Cengiz Çandar, gazetesindeki köşesinde ilginç bir mesaj verdi. Irak'ta Celal Talabani ve Barzani'lerle paylaştığı bir kahvaltı masası sonrası kaleme aldığı izlenimlerinde Suriye'de yaşananları analiz ediyor Çandar. Hemen öncesinde Arap dünyasının kaynayan bölgelerini Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile birlikte dolaşan Çandar önce Suriye rejiminin Türkiye'ye tepkili olduğunu aktarıyor. Bir sonraki yazısında ise bazı çevrelerin Suriye'nin Türkiye için bir sınav niteliği taşıdığı tespitlerine yer veriyor.'Yine Suriye, yine Güneydoğu...' başlığı attığı yazısının sonunda ise şu tarihi uyarıyı yapıyor: "Türkiye'nin bu 'moral ağırlığı' kaldırabilmesi için, kendi ülkesinin güneydoğusunda, Suriye'ye benzer görüntüler yaşatmaması da şart. 

BDP'ye, ona-buna sorumluluk yükleyerek durumu kurtaramazsınız. Şam rejimi de onu-bunu suçluyor zaten. O zaman o da haklı. Şam rejiminden farksız bir Ankara hükümeti olamazsınız.

Provokasyonu -devlet içinden- kimin yaptığını iyi biliyorsunuz, önleyin!"

Şimdi siz söyleyin Türkiye'de neler oluyor?... 
Share/Save/Bookmark
BLOG COMMENTS POWERED BY DISQUS