Home / Kültür ve Sanat / Tiyatro ve Sinema / “Unutma Beni İstanbul” projesi başlıyor

“Unutma Beni İstanbul” projesi başlıyor

“Unutma Beni” projesiyle ‘İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti’ kapsamında yönetmen Hüseyin Karabey ve yapımcılar Sevil Demirci ve Emre Yeksan, uluslararası platformda başarılar kazanmış ve tanınmış 6 yönetmen [Aida Begic (Saraybosna), Hany Abu-As-sad (Filistin), Omar Shargawi (Danimarka), Stergios Niziris (Yunanistan), Stefan Arsenijevic (Sırbistan), Eric Nazarian ( USA)] ile bir araya gelerek ve bu birlikteliği Türkiye’den de genç yaratıcı ekiplerin katılımıyla destekleyerek İSTANBUL’un hikayelerini sinema filmine aktarmaya hazırlanıyor.

Yönetmenlerle birlikte Türkiyeli senarist, müzisyen, sanat yönetmeni ve görüntü yönetmenlerinin ortak çalışması sonucunda, her yönetmenin İstanbul hakkında kendi yazacağı senaryolardan 15’er dakikalık 6 kısa film ve bu kısa filmlerden oluşturulacak bir uzun metrajlı film gerçekleştirilecek. Ünlü Yunanistanlı senarist Petros Markaris’in senaryo danışmanlığı yapacağı projenin kurgusunu başarılı kurgucu Mary Stephen üstlenecek.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde Ortadoğu’nun ve Balkanlar’ın uzun süre boyunca başkentliğini yapmış olan İstanbul’un şüphesiz kozmopolit bir tarihi var. Yan yana yaşamış olan halklar artık burada olmadıkları için, yeni kuşaklar şehrin kentsel hayatını yüzyıllar boyunca belirlemiş olan bu kültürel çeşitlilikten habersizler.

Projede yer alan, yönetmenler ve senaristler, gerek bir dönem İstanbul’da yaşamış, gerekse İstanbul kökenli olmaları nedeniyle belleklerinde İstanbul’u yaşayan ve yaşatan sanatçılar. Böylesi bir ekibin ortak çabasının ürünü olan bu proje ile insanlara İstanbul’un geçmişinin yalnızca Türkiye halklarına ait olmadığını hatırlatmak istiyoruz. Bu projeyi tasarlarken ki arzumuz, dokunaklı ve ilham verici altı film aracılığıyla İstanbul’un pek çok ulusun kolektif hafızasında bırakmış olduğu kültürel etkileri gözler önüne serebilmek.

Diğer yandan, İstanbul son yıllarda dünyanın pek çok yerinden insanlar için güçlü bir çekim merkezi haline geliyor ve bu insanların pek çoğu şehre yerleşmeyi seçiyor. Bu hareketlilik dalgası şehirde yeni bir kozmopolit kültürün oluşmasına yol açıyor ve bu dinamizm yönetmenlerimizin anlatmayı seçtikleri öykülerin niyetleriyle de örtüşüyor: ortak geçmişimizle şimdiki zamanda konuşmak.

Bu projede her kısa filmin bir diğerleriyle etkileşim halinde olduğu ve bütüne katıldığı özgün bir atmosfer yaratmayı umuyoruz. Bu hayali gerçekleştirebilmek için, yönetmenleri Türkiye film endüstrisinden insanlarla tanışacakları ve senaryoları üzerine fikir alışverişinde bulunacakları beş günlük bir atölye çalışması için İstanbul’a davet ettik. Yönetmenler aynı zamanda, İstanbul ve İstanbul tarihi uzmanı olan entellektüellerle ve yazarlarla tanıştırılacaklar. Atöyle çalışmasının ardından, Petros Markaris’in süpervizörlüğünde başladıkları senaryo oluşturma süreçlerini tamamladıktan sonra kendi bölümlerinin çekimleri için yeniden İstanbul’a dönecekler.

Check Also

Türkiye’nin dizi gerçeği

Son dönem görülen yüksek reytingler ve ilgiye rağmen, Türk dizi sektörü krize kurban gitti. İstanbul …